Biz çocukluk ve gençlik çağımızda, aile büyüklerimizden öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük.
Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti; en küçük bir saygısızlığı kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir.
En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur lediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini tekrar vurguluyorum.
Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır:
Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir; öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir.
İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır.
Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan da ödün vermeyeceğiz.
Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmaktan bir an olsun tereddüt etmeyeceğiz.